Bir web projesinde tasarım tamamlanır, yazılım geliştirilir, içerikler eklenir ve site yayına alınır. Ardından sıra SEO çalışmasına gelir.
Bu yöntem ilk bakışta mantıklı görünebilir. Önce site hazırlanacak, daha sonra Google’da görünür olması için gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
Ancak SEO, tamamlanmış bir web sitesine sonradan eklenen bağımsız bir özellik değildir. Sayfa yapısından içerik planına, URL’lerden performansa kadar projenin temelinde verilen birçok karar organik görünürlüğü doğrudan etkiler.
SEO çalışması site yayına alındıktan sonra başladığında yapılacak iş çoğu zaman birkaç başlık ve açıklama yazmaktan ibaret kalmaz. Henüz yeni tamamlanmış sayfaların, bağlantıların, içeriklerin ve bazen veri modelinin yeniden düzenlenmesi gerekebilir.
Bu nedenle doğru soru “Site bittikten sonra SEO’ya ne zaman başlayacağız?” olmamalıdır.
SEO, site planlanırken hangi kararlara dahil edilmelidir?
SEO Sonradan Eklenecek Bir Alan Değildir
Bir yönetim paneline meta title ve meta description alanları eklemek, projeyi SEO uyumlu hâle getirmez.
Bu alanlar elbette gereklidir. Ancak arama motorlarının bir web sitesini anlayabilmesi için yalnızca sayfa başlıklarına değil, sitenin bütün yapısına bakması gerekir.
Hangi sayfaların bulunacağı, bu sayfaların birbirleriyle nasıl ilişkilendirileceği, içeriklerin hangi URL’lerde yayınlanacağı ve benzer sayfaların nasıl ayrıştırılacağı daha geliştirme başlamadan önce düşünülmelidir.
Örneğin farklı şehirlerde hizmet veren bir işletme için yalnızca genel bir hizmet sayfası hazırlanabilir. Site yayına alındıktan sonra yapılan anahtar kelime araştırmasında kullanıcıların hizmeti şehir ve ilçe adlarıyla birlikte aradığı görülebilir.
Bu durumda sorun yalnızca birkaç kelimenin metne eklenmesi değildir. Hizmet bölgeleri için ayrı sayfalar hazırlanacak mı? Bu sayfalar hangi bilgileri içerecek? Birbirinin kopyası olmadan nasıl ayrışacak? Ana menüde görünmeseler bile site içinde nereden bağlantı alacaklar? Yönetim panelinden düzenlenebilecekler mi?
Bu ihtiyaçlar başlangıçta bilinseydi içerik modeli ve sayfa yapısı ona göre kurulabilirdi. Site tamamlandıktan sonra fark edildiğinde ise mevcut yapı yeniden ele alınır.
SEO çalışmasını erkenden başlatmanın amacı tasarım veya yazılım sürecini zorlaştırmak değildir. Arama görünürlüğü için gerekli yapının sonradan yamalarla kurulmasını önlemektir.
Anahtar Kelime Araştırması Yalnızca Yazı Yazmak İçin Yapılmaz
Anahtar kelime araştırması denildiğinde çoğu zaman blog içeriklerinde kullanılacak ifadelerin bulunması anlaşılıyor. Oysa bu çalışma sitenin hangi sayfalara ihtiyaç duyduğunu belirlemeye de yardımcı olur.
Kullanıcıların aynı hizmeti farklı amaçlarla aradığı görülebilir. Bir kişi hizmetin ne olduğunu öğrenmek isterken başka biri fiyat, karşılaştırma veya doğrudan hizmet sağlayıcı arayabilir.
Bütün bu aramaları tek sayfada karşılamaya çalışmak, sayfanın odağını kaybetmesine neden olabilir.
Bir araç satış sitesinde “ikinci el lüks araç”, “hafif hasarlı lüks araç”, belirli marka ve model aramaları aynı ihtiyacı ifade etmez. Marka sayfaları, model sayfaları, araç ilanları ve bilgilendirici içerikler farklı arama niyetlerine cevap verir.
Bu yapı proje başlamadan önce belirlenirse sayfa türleri, içerik alanları ve bağlantılar doğru biçimde kurulabilir. Sonradan fark edildiğinde ise mevcut ilan modeline yeni alanlar eklemek, URL sistemini değiştirmek veya birbirine çok benzeyen sayfaları ayrıştırmak gerekebilir.
Anahtar kelime araştırması hangi kelimenin bir metinde kaç kez kullanılacağını belirleyen çalışma değildir. Kullanıcının ne aradığını ve site içinde bu aramanın hangi sayfayla karşılanacağını anlamaya yardımcı olur.
Bu nedenle tasarım başlamadan önce en azından temel arama konularının ve sayfa gruplarının bilinmesi gerekir.
Yanlış Site Mimarisi İçerik Üretildikçe Büyür
Site mimarisi, sayfaların menüde hangi sırayla görüneceğinden daha geniş bir konudur. İçeriklerin hangi kategoriler altında toplanacağı, sayfalar arasında nasıl geçiş kurulacağı ve arama motorunun site içindeki öncelikleri nasıl anlayacağı da bu yapının parçasıdır.
Başlangıçta birkaç hizmet sayfası bulunan bir site zaman içinde büyüyebilir. Yeni hizmetler, bölgeler, projeler, ürünler ve blog yazıları eklendikçe bağlantılar karmaşıklaşır.
Eğer içerik yapısı baştan planlanmadıysa bazı önemli sayfalar sitenin derininde kalabilir. Kullanıcı bu sayfalara yalnızca Google üzerinden ulaşabilir, site içinde doğal bir bağlantı yolu bulunmaz.
Başka bir sayfa ise ana menüden, ana sayfadan ve farklı içeriklerden çok sayıda bağlantı alabilir. Arama motoru bu bağlantıları sayfaların önemini ve ilişkisini anlamak için kullanır.
SEO sonradan başladığında yalnızca eksik sayfalar değil, bütün bağlantı düzeni incelenir. Kategoriler birleştirilebilir, bazı içerikler taşınabilir ve yeni yönlendirmeler gerekebilir.
Bu değişiklikler yayın öncesinde yapılırsa kullanıcı henüz eski yapıyla karşılaşmamıştır. Yayından sonra yapılırsa arama motorunun daha önce gördüğü adreslerin korunması ve doğru sayfalara yönlendirilmesi gerekir.
URL Yapısı Yayından Sonra Kolayca Değiştirilmemelidir
URL, bir sayfanın yalnızca tarayıcıdaki adresi değildir. Arama motorunun sayfayı tanıdığı ve zaman içinde sinyallerini biriktirdiği kalıcı kimliklerden biridir.
Proje geliştirilirken URL yapısı çoğu zaman teknik kolaylığa göre oluşturulur. Kategori adı, kayıt numarası veya içerik türü doğrudan adrese eklenebilir.
Site yayına alındıktan sonra SEO çalışması başladığında bu adreslerin gereğinden fazla uzun, anlamsız veya birbirleriyle tutarsız olduğu fark edilebilir.
Örneğin şu tür bir yapı kullanılmış olabilir:
/page/services/detail/17
Daha anlaşılır bir yapı ise şöyle olabilir:
/hizmetler/web-gelistirme
Adresin sonradan değiştirilmesi mümkündür. Ancak eski URL’nin yeni adrese 301 yönlendirmesiyle bağlanması, site içindeki bütün bağlantıların güncellenmesi, canonical etiketlerinin kontrol edilmesi ve site haritasının yenilenmesi gerekir.
İş yalnızca adres çubuğunda görünen metni değiştirmek değildir.
E-ticaret ve ilan sitelerinde durum daha karmaşık olabilir. Kategori, marka, model, şehir ve filtre değerleri URL üretmeye başladığında aynı veya çok benzer içeriklere ulaşan yüzlerce adres oluşabilir.
Hangilerinin indekslenmesi gerektiği baştan düşünülmezse arama motoru gereksiz sayfaları tararken asıl önemli sayfalara yeterince odaklanamayabilir.
URL yapısı proje planlanırken belirlendiğinde hem kullanıcı hem arama motoru için daha tutarlı bir sistem kurulabilir. Yayından sonra yapılacak değişikliklerin oluşturduğu yönlendirme ve indeksleme yükü de ortaya çıkmaz.
Tasarım Kararları SEO’yu Etkiler
Tasarım ile SEO çoğu zaman ayrı çalışmalar gibi görülüyor. Tasarımcı ekranı hazırlar, geliştirici kodlar ve daha sonra SEO uzmanı içerikleri düzenler.
Oysa tasarım, hangi içeriğin sayfada bulunabileceğini ve kullanıcıya nasıl sunulacağını doğrudan belirler.
Görsel açıdan sade olması için ana sayfada yalnızca birkaç kelimelik başlıklar kullanılabilir. Hizmet açıklamaları çok kısa tutulabilir veya önemli bilgiler sekmelerin, kaydırıcıların ve açılır alanların içine yerleştirilebilir.
Bu tercihler her zaman yanlış değildir. Ancak sayfanın ne anlatması gerektiği bilinmeden alınırsa gerçek içerik geldiğinde tasarım yetersiz kalabilir.
Bir hizmet sayfasında yalnızca büyük bir görsel, kısa bir slogan ve iletişim butonu için alan ayrıldıysa kapsamlı içerik sonradan eklendiğinde sayfanın bütün dengesi değişir. Başlıklar uzar, yeni bölümler gerekir ve iç bağlantılar için alan açılması istenir.
Tasarım tamamlandıktan sonra SEO çalışması başladığında iki taraf arasında gereksiz bir çatışma oluşabilir. Tasarımı korumak için içerik yetersiz bırakılır veya içerik eklendiğinde başlangıçtaki görünüm bozulur.
Doğru yaklaşım, her sayfayı uzun metinlerle doldurmak değildir. Sayfanın cevap vermesi gereken kullanıcı ihtiyacını önceden belirleyip tasarımı gerçek içerik yapısına göre hazırlamaktır.
SEO çalışması tasarım aşamasına dahil olduğunda başlık hiyerarşisi, metin alanları, sık sorulan sorular, bağlantılar ve harekete geçirici alanlar aynı yapı içinde değerlendirilebilir.
Gerçek İçerik Olmadan Yapılan Tasarım Yanıltabilir
Hazır metinlerle hazırlanan tasarımlarda bütün başlıklar benzer uzunlukta, açıklamalar aynı boyutta ve kartlar görsel olarak dengeli olur.
Gerçek içerik eklendiğinde bu düzen değişebilir.
Bir hizmetin adı iki kelimeyken başka bir hizmetin adı sekiz kelime olabilir. Bazı ürünlerin açıklaması kısa tutulabilirken bazılarında teknik ayrıntılar, kullanım alanları ve seçim kriterleri anlatılmalıdır.
SEO bakımından önemli olan her metni uzatmak değildir. Kullanıcının sorusunu eksiksiz cevaplayacak kadar içerik sunabilmektir.
Tasarım yalnızca kısa örnek metinlere göre hazırlanmışsa geliştirici gerçek içerikleri kutulara sığdırmaya çalışır. Başlıkların bir bölümü kesilir, açıklamalar belirli karakterden sonra gizlenir veya birbirinden farklı konular aynı uzunlukta anlatılmaya zorlanır.
Bu sorun özellikle kategori ve listeleme sayfalarında görülür. Sayfanın yalnızca ürün kartlarından oluşması planlanabilir. Daha sonra kategorinin ne sunduğunu açıklayan giriş metni, alt kategoriler, seçim rehberi ve sık sorulan sorular eklenmek istenir.
Bu alanlar tasarımda düşünülmediyse SEO için gerekli içerik sonradan sayfanın altına yerleştirilen bağımsız bir metin bloğuna dönüşebilir. Teknik olarak sayfada bulunur fakat kullanıcı deneyimiyle bütünleşmez.
İçeriğin tasarımdan önce tamamen bitmiş olması her zaman mümkün değildir. Ancak hangi içerik türlerinin bulunacağı ve yaklaşık ne kadar alan gerektireceği bilinmelidir.
Teknik SEO Geliştirme Sürecinin Parçasıdır
Teknik SEO’nun önemli bir bölümü doğrudan yazılım ve sunucu yapılandırmasıyla ilgilidir.
Bir SEO eklentisi kurarak bütün teknik sorunları çözmek mümkün değildir. Özellikle özel geliştirilen Laravel projelerinde gerekli yapıların yazılım içinde hazırlanması gerekir.
Yayın öncesinde kontrol edilmesi gereken temel konular arasında şunlar bulunur:
İndeksleme kuralları: Hangi sayfaların arama sonuçlarına gireceği, hangilerinin
noindexolarak kalacağı belirlenmelidir. Yönetim, arama sonucu, sepet ve hesap sayfaları gibi alanların indekslenmesi çoğu projede gerekli değildir.Canonical etiketleri: Aynı veya benzer içeriğe farklı adreslerden ulaşılabiliyorsa arama motoruna tercih edilen URL gösterilmelidir.
Site haritası: İndekslenmesi istenen güncel sayfaları içermeli; kapalı, yönlendirilmiş veya gereksiz adresleri listelememelidir.
Yönlendirmeler: HTTP ve HTTPS, www ve www olmayan alan adı seçenekleri ile eski ve yeni URL’ler tek bir tutarlı adreste birleşmelidir.
HTTP durum kodları: Bulunamayan sayfalar gerçek bir
404yanıtı vermeli, yönlendirmeler doğru kodlarla yapılmalı ve sunucu hataları kullanıcıya başarılı sayfa gibi sunulmamalıdır.Başlık yapısı: Sayfadaki
h1,h2ve diğer başlıklar yalnızca yazı boyutunu değiştirmek için değil, içerik hiyerarşisini göstermek için kullanılmalıdır.Yapılandırılmış veri: Ürün, işletme, makale, etkinlik veya sık sorulan sorular gibi uygun içerikler doğru şemalarla işaretlenebilir. Ancak sayfada bulunmayan bilgilerin yalnızca arama sonucunda görünmesi için eklenmemesi gerekir.
Görsel yönetimi: Dosya boyutları, formatlar, boyutlandırma, alternatif metin alanları ve gecikmeli yükleme davranışı içerik sisteminin parçası olarak düşünülmelidir.
Sayfalama ve filtreler: Listeleme sayfalarında oluşan URL’lerin hangilerinin taranacağı ve indeksleneceği belirlenmelidir.
Bu yapıların bir bölümü yayın sonrasında da eklenebilir. Ancak geliştirme tamamlandıktan sonra yapılması, daha önce kurulmuş bazı bölümlerin yeniden yazılmasına neden olabilir.
Teknik SEO geliştirme sürecine dahil edildiğinde gerekli alanlar yönetim paneline eklenir, otomatik üretilecek değerler belirlenir ve sayfa türleri ortak kurallara bağlanır.
Çoklu Dil Desteği Sonradan SEO’ya Uydurulamaz
Bir sitenin ileride farklı dillerde yayınlanacağı biliniyorsa, ikinci dil henüz hazır olmasa bile teknik temel buna göre kurulmalıdır.
Çoklu dil desteği yalnızca metinlerin çevrilmesi değildir. Her dil için URL’ler, sayfa başlıkları, açıklamalar, slug değerleri ve canonical etiketleri doğru biçimde oluşturulmalıdır.
Arama motorunun aynı içeriğin farklı dil veya bölge sürümleri arasındaki ilişkiyi anlaması için hreflang etiketleri kullanılabilir. Bu etiketlerin karşılıklı, tutarlı ve geçerli adreslere işaret etmesi gerekir.
Başlangıçta tek dile göre kurulan bir projeye sonradan dil eklendiğinde şu alanlar değişebilir:
Veritabanındaki içerik alanları
Slug üretim sistemi
URL ve yönlendirme yapısı
Yönetim paneli formları
Site haritaları
Canonical ve
hreflangetiketleriMenü ve iç bağlantılar
Dil değiştiricinin davranışı
Varsayılan dilin URL’de nasıl gösterileceği
Bu kararların site yayına girdikten sonra değiştirilmesi mümkündür. Ancak mevcut adresler arama motoru tarafından indekslendiyse geçiş dikkatle yönetilmelidir.
“İkinci dili daha sonra ekleyeceğiz” demek, çoklu dil kararını da daha sonra vereceğimiz anlamına gelmemelidir. İçerikler bekleyebilir; sistemi etkileyen temel kararlar beklememelidir.
Sayfa Hızı Son Kontrol Listesindeki Bir Madde Değildir
Performans, site tamamlandıktan sonra birkaç görsel küçültülerek çözülecek bir konu olarak görülüyor. Oysa sayfa hızını etkileyen kararların büyük bölümü geliştirme sırasında verilir.
Kullanılan tema, JavaScript paketleri, yazı tipi dosyaları, üçüncü taraf servisler, görsel yönetimi ve veritabanı sorguları sitenin temel performansını belirler.
Ana sayfada otomatik oynatılan büyük bir video, yüksek çözünürlüklü görseller, birden fazla kaydırıcı ve gereksiz animasyon bulunuyorsa yayın sonrasında yapılacak küçük optimizasyonlar sınırlı sonuç verebilir.
Benzer şekilde her sayfa açılışında çok sayıda ilişkiyi kontrolsüz biçimde sorgulayan bir yazılım, önbellek eklentisiyle tamamen düzelmez. Sorgu yapısı ve veri yükleme yöntemi incelenmelidir.
SEO çalışması geliştirme aşamasında bulunduğunda performans yalnızca test sonunda ölçülen bir puan olmaz. Tasarım ve teknik kararlar alınırken dikkate alınan bir sınır hâline gelir.
Buradaki amaç her sayfanın bütün görsel özelliklerinden vazgeçmek değildir. Kullanıcıya sağladığı değer ile oluşturduğu yük arasında doğru dengeyi kurmaktır.
Mobil Uyumluluk Öğeleri Alt Alta Dizmek Değildir
Bir sitenin mobil cihazda açılması, mobil kullanımının iyi olduğu anlamına gelmez.
Masaüstündeki öğelerin alt alta gelmesi teknik olarak taşmayı önleyebilir. Ancak içerik sırası, dokunma alanları, menü yapısı ve sayfadaki hareketli öğeler ayrıca değerlendirilmelidir.
Kullanıcı önemli bilgiye ulaşmak için uzun görsel alanları geçmek zorunda kalabilir. Filtreler küçük ekranda kullanılamayabilir. Form alanları klavye açıldığında görünmez hâle gelebilir. Sabit butonlar içeriğin bir bölümünü kapatabilir.
Arama motorları sayfanın mobil sürümünü temel alarak içeriği değerlendirebildiği için masaüstünde bulunan önemli alanların mobilde gizlenmesi de sorun oluşturabilir.
SEO yalnızca arama robotunun sayfayı okuyabilmesi değildir. Arama sonucundan gelen kullanıcının sayfada istediği işlemi tamamlayabilmesi gerekir.
Mobil yapı proje geliştirilirken gerçek içerik ve gerçek kullanıcı akışlarıyla test edilirse sonradan yapılacak kapsamlı düzenlemeler azalır.
Yönetim Paneli SEO İhtiyaçlarını Desteklemelidir
SEO çalışmasının sürdürülebilir olması için sayfaların yalnızca geliştirici tarafından düzenlenebilir olmaması gerekir.
Yeni bir hizmet veya kategori eklendiğinde gerekli SEO alanları da yönetilebilmelidir. Ancak her alanı kullanıcıya bırakarak tutarsız sonuçlar üretmek de doğru değildir.
Bazı değerler otomatik oluşturulabilir, gerektiğinde manuel olarak değiştirilebilir. Örneğin meta title için sayfa başlığı ve marka adı kullanılarak varsayılan bir yapı üretilebilir. Kullanıcı isterse bu değeri sayfaya özel olarak düzenleyebilir.
Yönetim panelinde şu ihtiyaçlar bulunabilir:
SEO başlığı ve açıklaması
Sayfaya özel slug
İndeksleme tercihi
Canonical adresi
Sosyal medya paylaşım görseli
Görseller için alternatif metin
Yönlendirme yönetimi
Çoklu dilde SEO alanları
Sayfanın site haritasına dahil edilme durumu
Bunların tamamı her projede gerekli olmayabilir. Projenin yapısına göre doğru alanlar seçilmelidir.
SEO ihtiyaçları site tamamlandıktan sonra belirlendiğinde yönetim panelindeki formların ve veri modellerinin yeniden düzenlenmesi gerekir. Daha önce eklenen içeriklerin yeni alanlara göre güncellenmesi de ayrı bir iş oluşturur.
Ölçümleme Yayından Önce Hazır Olmalıdır
Site yayına alındığı gün kullanıcı verisi oluşmaya başlar. Analytics, Search Console ve gerekli dönüşüm ölçümleri daha sonra eklendiğinde ilk döneme ait bilgiler geri getirilemez.
Özellikle reklam çalışması yapılacaksa form gönderimi, telefon bağlantısı, WhatsApp tıklaması, satın alma veya rezervasyon gibi önemli işlemlerin ölçülmesi gerekir.
Yalnızca sayfa görüntüleme sayısını bilmek, sitenin iş hedeflerine katkısını anlamak için yeterli değildir.
Bir iletişim formu başarıyla gönderildiğinde kullanıcı aynı sayfada mesaj görüyorsa bu işlem ayrıca tanımlanmalıdır. Teşekkür sayfasına yönlendiriliyorsa adresin yalnızca gerçek form gönderiminden sonra açılması sağlanmalıdır.
E-ticaret projelerinde ürün görüntüleme, sepete ekleme, ödeme başlatma ve satın alma adımlarının doğru verilerle aktarılması gerekebilir.
Bu ölçümler geliştirme sürecinin sonunda, site henüz yayınlanmadan test edilmelidir. Aksi hâlde site yayında görünür fakat hangi kanaldan gelen kullanıcının ne yaptığı anlaşılamaz.
SEO çalışması yalnızca ziyaretçi getirmekle tamamlanmaz. Gelen ziyaretin hedeflenen sonuca katkı sağlayıp sağlamadığı da ölçülmelidir.
Yayın Öncesindeki Geçici Ayarlar Canlıda Kalabilir
Geliştirme aşamasındaki sitelerin arama motorları tarafından indekslenmemesi için çeşitli önlemler alınabilir. noindex etiketi kullanılabilir, erişim parola ile sınırlandırılabilir veya robots.txt üzerinden tarama engellenebilir.
Sorun, site yayına alındığında bu ayarların kaldırılmasının unutulmasıdır.
Dışarıdan bakıldığında site tamamen çalışır durumdadır. Sayfalar açılır, formlar çalışır ve kullanıcılar bağlantıyla siteye ulaşabilir. Ancak arama motoruna hâlâ sayfaları indekslememesi söyleniyor olabilir.
SEO kontrolü yayından haftalar sonra yapıldığında değerli zaman kaybedilmiş olur.
Yayın öncesi SEO kontrol listesinde en azından şu noktaların doğrulanması gerekir:
Site arama motorlarının erişimine açık mı?
Sayfalarda yanlışlıkla kalan
noindexetiketi var mı?Canonical adresleri canlı alan adını mı gösteriyor?
Site haritası çalışıyor ve doğru URL’leri içeriyor mu?
Eski veya geçici alan adına bağlantı kalmış mı?
HTTP sürümü HTTPS’e yönleniyor mu?
404ve sunucu hata sayfaları doğru yanıt kodlarını veriyor mu?Analytics ve dönüşüm ölçümleri veri gönderiyor mu?
Search Console doğrulaması tamamlanmış mı?
Mobil görünüm ve temel kullanıcı işlemleri çalışıyor mu?
Bu liste bütün SEO çalışmasını temsil etmez. Ancak site yayınlandığı anda temel görünürlük ve ölçümleme sorunlarının önüne geçer.
SEO’yu Erken Başlatmak Yayını Geciktirir mi?
SEO’nun projeye erken dahil edilmesine karşı en yaygın çekincelerden biri, çalışma kapsamının büyümesi ve yayın tarihinin gecikmesidir.
Her olası anahtar kelime için yüzlerce sayfa hazırlamak, bütün blog içeriklerini yayından önce tamamlamak veya ilk sürümde gerekmeyen karmaşık araçlar geliştirmek elbette süreci uzatır.
Ancak SEO’yu erken düşünmek bunların tamamını ilk günden yapmak anlamına gelmez.
İlk sürüm için temel yapı kurulabilir:
Sayfa türleri ve site mimarisi belirlenir.
Kalıcı URL düzeni oluşturulur.
Teknik indeksleme kuralları hazırlanır.
Yönetim panelinde gerekli alanlara yer verilir.
Performansı etkileyen temel tercihler değerlendirilir.
Ölçümleme yayından önce kurulur.
Sonraki içeriklerin hangi yapı içinde büyüyeceği planlanır.
Bütün içerikler aynı anda yayınlanmak zorunda değildir. Ancak daha sonra eklenecek içeriklerin yerleşeceği sistem hazır olmalıdır.
Bu hazırlık yayını geciktirmek yerine, site yayınlandıktan hemen sonra yeniden geliştirme ihtiyacını azaltır.
SEO Uzmanının Sonradan Çağrıldığı Projede Ne Olur?
Site tamamlandıktan sonra yapılan SEO incelemesinde genellikle yalnızca içerik eksikleri bulunmaz.
Sayfaların arama niyetlerine göre ayrılmadığı, başlık yapısının görsel tercihlere göre kullanıldığı, filtrelerin sınırsız URL ürettiği veya önemli içeriklerin yalnızca JavaScript çalıştığında yüklendiği görülebilir.
Bazen kategori açıklaması için yönetim panelinde alan yoktur. Bazen her dil aynı slug değerini kullanır. Bazen bütün ürünler benzer meta başlıklarla yayınlanır. Bazen kaldırılan içerikler doğrudan ana sayfaya yönlendirilir.
Bu sorunların her biri çözülebilir. Ancak çözüm, tamamlanmış bir projenin farklı katmanlarına yeniden müdahale etmeyi gerektirir.
Tasarımcı yeni içerik alanları hazırlar. Geliştirici veri modelini ve sayfa şablonlarını değiştirir. İçerik tarafında yeni metinler üretilir. Eski URL’ler için yönlendirme listesi hazırlanır. Testler yeniden yapılır.
Sonuçta SEO için ayrılan bütçenin bir bölümü görünürlüğü geliştirmek yerine başlangıçta yanlış kurulan yapıyı düzeltmek için kullanılır.
SEO uzmanının site tamamlandıktan sonra projeye dahil edilmesi imkânsız veya faydasız değildir. Mevcut bir site için çalışma elbette yapılabilir. Ancak yeni geliştirilen bir projede aynı sorunların oluşmasını beklemek gereksizdir.
SEO, Tasarım ve Yazılım Aynı Hedefe Bakmalıdır
SEO çalışmasının erken başlaması, SEO kararlarının tasarım ve yazılımın önüne geçmesi anlamına gelmez.
Her sayfayı yalnızca arama motoru için hazırlamak kullanıcı deneyimini zayıflatabilir. Anahtar kelime hedefi uğruna doğal olmayan sayfalar üretmek, birbirinin benzeri bölge içerikleri yayınlamak veya tasarımı metin yığınına dönüştürmek doğru değildir.
Tasarım, yazılım, içerik ve SEO aynı kullanıcı ihtiyacına farklı açılardan yaklaşmalıdır.
Tasarım bilgiyi anlaşılır ve kullanılabilir hâle getirir. Yazılım işlemlerin güvenli ve sürdürülebilir biçimde çalışmasını sağlar. İçerik kullanıcının sorularına cevap verir. SEO ise bu yapının arama motorları tarafından bulunabilir ve anlaşılabilir olmasına yardımcı olur.
Bu alanlardan biri proje bittikten sonra eklenmeye çalışıldığında bütünlük bozulabilir.
Doğru yaklaşım, her kararın yalnızca tek bir bölüm tarafından verilmesi değil, bağlantılı alanların etkisinin birlikte değerlendirilmesidir.
Yayın Tarihi SEO Çalışmasının Başlangıcı Değildir
Bir web sitesinin yayına alınması SEO çalışmasının tamamlandığı anlamına gelmez. Tam tersine, gerçek verilerin toplanmaya başladığı yeni bir dönemin başlangıcıdır.
Search Console üzerinden hangi sorgularda gösterim alındığı görülebilir. Beklenen sayfaların indekslenip indekslenmediği kontrol edilir. Kullanıcıların hangi içeriklere ulaştığı ve nerede ayrıldığı incelenir.
Yeni içerikler hazırlanır, mevcut sayfalar geliştirilir ve zaman içinde ortaya çıkan teknik sorunlar çözülür.
Ancak bu devamlı çalışma, sitenin temeli kurulurken SEO’nun göz ardı edilmesini gerektirmez.
Yayın öncesinde yapılması gereken iş ile yayın sonrasında yapılacak geliştirme birbirinden ayrılmalıdır.
Yayın öncesinde bulunabilir, taranabilir, anlaşılır ve ölçülebilir bir yapı hazırlanır. Yayın sonrasında ise gerçek veriler üzerinden bu yapı geliştirilir.
Sonradan Düzeltebiliriz, Ama Neden Baştan Yanlış Kuralım?
Web projelerindeki birçok SEO sorunu sonradan düzeltilebilir. URL’ler yönlendirilebilir, içerikler yeniden yazılabilir, performans iyileştirilebilir ve yönetim paneline yeni alanlar eklenebilir.
Mümkün olması, bunun en doğru yöntem olduğu anlamına gelmez.
Site henüz geliştirme aşamasındayken verilecek küçük bir karar, yayın sonrasında günlerce sürecek düzenlemeyi engelleyebilir. Kategori yapısını baştan doğru kurmak, yüzlerce içeriği daha sonra taşımaktan kolaydır. Kalıcı URL düzenini belirlemek, indekslenmiş adresleri değiştirmekten daha güvenlidir. Ölçümlemeyi yayın öncesinde test etmek, kaybedilen veriyi tahmin etmeye çalışmaktan daha sağlıklıdır.
SEO çalışması site yayına alındıktan sonra bitirilmez. Ancak site yayına alındıktan sonra da başlatılmamalıdır.
İlk taslaklar hazırlanırken, sayfa türleri belirlenirken ve veri modeli kurulurken SEO ihtiyaçları da masada olmalıdır.
Böylece SEO, tamamlanmış projeye eklenen ayrı bir katman olmaktan çıkar. Tasarımın, içeriğin ve teknik altyapının doğal bir parçası hâline gelir.
Çünkü arama motorlarında görünür olması beklenen bir web sitesini önce görünürlüğü hiç düşünmeden hazırlayıp daha sonra SEO uyumlu hâle getirmeye çalışmak, binayı tamamladıktan sonra kapıların nereye açılması gerektiğine karar vermeye benzer.
Kapılar sonradan değiştirilebilir.
Fakat yerleri baştan biliniyorsa aynı işi iki kez yapmaya gerek kalmaz.
Yaman HACIOĞLU
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz bırakın.
Yorum bırak